Ana içeriğe atla

Öne Çıkan Yayın

Tarçın – Bal Maskesi Nasıl Yapılır ? Faydaları Nelerdir ?

Günlük kullanıma uygun  bal ve tarçın  maskesinin hazırlaması ve uygulaması çok basit ve sonucu ise muhteşemdir. Mutfağınızda kullandığınız malzemelerden doğal ve etkili bir güzellik maskesi yapabilirsiniz. Tarçın ve bal  ... DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Sonbahar depresyonu kadınları vuruyor

Birçok hastalık gibi depresyon da en çok kadınları seviyor. Özellikle havaların soğumaya ve güneşin yüzünü daha az göstermeye başladığı bu günlerde kadınların birçoğunda karamsarlık, mutsuzluk gibi sorunlar yaşanabiliyor.


Depresyondan çıkmak istediklerinde ise çoğu zaman çareyi pasta, kek, kurabiye gibi yiyeceklerde arıyorlar. Ancak bu tip besinler bilinenin aksine enerji ve mutluluk değil, daha fazla yorgunluk hissine neden oluyor. Acıbadem International Hastanesi’nden Psikolog Yard. Doç. Dr. Ferahim Yeşilyurt, kadınlar başta olmak üzere birçok kişinin yaşadığı sonbahar depresyonunun nedenlerini anlatırken özel önerilerde bulunuyor.

GÜNEŞİ AZ GÖRMEK EN ÖNEMLİ DEPRESYON NEDENİ
Yaz mevsimi insanların rutin işlerinin azaldığı, doğanın tazelendiği, tatillerin yapıldığı bir mevsim. Bu arada gündüzler uzuyor ve insanların iş sonrasında kendilerine zaman ayırabiliyor. Yazın yaşanan tüm bu canlanmaya karşı sonbahar ve kış döneminde tersine bir dönem yaşanıyor. Gündüzler kısalmaya, havalar değişmeye, doğa hüzne bulanmaya başlıyor. Bu değişimden insanlar da nasibini alıyor. Güneşi az görmek, iş sorumluluklarının artması, okulların başlaması, havaların serinlemesi insanlarda birtakım ruhsal değişimlere neden olur. Bu da sonbahar depresyonuna neden oluyor.

KADINLAR SONBAHAR DEPRESYONUNA DAHA ÇOK GİRİYOR
Hormonel etkiler, adet döngüsündeki değişiklikler ve aile içerisindeki sorumlulukların daha fazla oluşu kadınların ruh dengesini olumsuz etkiliyor. Tüm bu etkenler kadınların depresif duygu durumu, çökkünlük, kaygı ve endişe gibi duyguları daha fazla yaşamalarına neden oluyor. Bu nedenle de depresyon kadınlarda erkeklere oranla iki kat fazla yaşanıyor. Öyle ki depresyon her 4 kadından birinde görünürken, erkeklerde bu oran 8 erkekte bire kadar düşüyor. Diğer taraftan daha önce depresyon tanısı almış kişilerde de bu dönemlerde depresyonun tekrarlama ihtimali artıyor. Özellikle karamsar, endişeli, sorumluluk duygusu yüksek, özgüveni düşük kişiler bu dönemlerde daha fazla risk taşıyorlar.

ÇİKOLATA VE PASTA SANILANIN AKSİNE MUTLULUK VERMİYOR
Depresyona giren kadınların hemen hemen hepsi çareyi yemekte arıyor. Ancak özellikle bu dönemde yapılan beslenme hataları depresyona çare olmaktan çok durumun daha da ağırlaşmasına neden olabiliyor. Örneğin beyaz şeker, kan şekerini hızla yükseltip düşürüyor. Bu nedenle de halsizlik ve yorgunluk hislerini beraberinde getiriyor. Tatlı, çikolata ve pastaların fazla tüketimi de bilinenin aksine mutlu olmanızı sağlamıyor. Sağlıklı bir ruh hali için beyaz şeker yerine doğal meyvelerden faydalanmak gerekiyor.

SONBAHAR DEPRESYONU YAŞAMAMAMK İÇİN BU ÖNERİLERE KULAK VERİN
• Sağlıklı beslenmeye özen gösterin: Karbonhidrat ve şeker ağırlıklı beslenme tarzının kan şekerinde ani değişikliklere neden olduğu için kendinizi daha yorgun hissetmenize neden oluyor. Bu nedenle sebze ve meyveden zengin sağlıklı bir beslenme tarzı benimsemelisiniz. 

• Düzenli uyuyun: Aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkın. Uyku ritminiz sizin enerji dengenizin de bir belirleyicisi. Düzenli olarak aynı saatte uyumak ve uyanmak enerji seviyenizdeki azalmaları azaltıyor. Böylece mevsimsel değişikliklere karşı daha dayanıklı hale geliyorsunuz.

• Güne mutlaka iyi bir kahvaltıyla başlayın: Sağlıklı bir kahvaltı güne sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlıyor. Aç karnına dışarı çıkmaksinirlerinizin dış etkenlerden çok hızlı bir şekilde etkilenmesine neden oluyor. Bu nedenle kahvaltı yapmadan güne başlamayın. 

• Arkadaşlarınıza vakit ayırın: Yaz aylarında olduğu gibi sonbaharda da arkadaşlarınıza zaman ayırabilirsiniz. Sevdiğiniz insanlarla vakit geçirmek mutlu olmanızı sağlayacaktır. 

• İşyerinde kısa molalar verin: Her ne kadar sonbaharla birlikte işler yoğunlaşmaya başladıysa da kafanızın rahatlaması için mutlaka kısa molalar vermelisiniz. 

• Keyif aldığınız aktiviteleri planlamaya çalışın: Hayatınıza dair yeni planlar yapabilir ve farklı hobiler edinebilirsiniz. Bu sayede kendinizi çok daha iyi hissedebilirsiniz. 

• İyi bir tatil yaptığınızı unutmayın: Her ne kadar bitmiş olsa da tatili güzel geçirdiğinizi unutmayın. Bundan sonrası için de yeni sorumluluklara hazır olduğunuzu aklınızdan çıkartmayın. 

• Sonbaharın da güzelliklerinin olduğunu unutmayın: Yaz aylarında uzak kaldığınız sinema, tiyatro gibi etkinliklere bu dönemde zaman ayırabilirsiniz. 

• Kısa yürüyüşler halinde de olsa düzenli egzersiz yapın: Egzersiz kendinize ayırdığınız özel zaman dilimleridir. Ayrıca vücudunuzun sağlıklı olmasını sağlayan önemli etkenlerden biri. Düzenli egzersiz sayesinde kendinizi çok daha dinç hissedebilirsiniz. 

Tüm bu önerileri yaptığınız halde depresyon belirtilerini 2 hafta süre ile yaşadıysanız mutlaka uzman yardımı almalısınız.

Kaynak : http://haber.stargazete.com/guncel/sonbahar-depresyonu-kadinlari-vuruyor/haber-951189

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yunan diyeti ile nasıl kilo verilir?

Ekmek, zeytinyağı ve şarapla kilo verdiren Yunan diyeti, son günlerin en popüler diyeti! Akdeniz diyetinden ayrılan özellikleriyle Yunan diyeti ünlülerin de tercihi. Yunan diyetinin nasıl yapıldığını "The Greek Diet" kitabının yazarları Maria Loi ve Sarah Toland anlatıyor. Yunan halkı Aristo ve Platon’dan beri üç ana besini; ekmek, zeytinyağı ve şarabı içeren geleneksel ve antik bir diyetle sağlıklı ve ince kalmayı başarıyor. Son günlerde popüler olan Yunan diyeti ile ilgili merak edilenleri ve nasıl işe yaradığını  The Greek Diet  kitabının yazarları Maria Loi ve Sarah Toland anlatıyor.  Yunan diyeti ile Akdeniz diyeti aynı şeyler mi?  Aslında geleneksel Yunan diyetinin, bildiğimiz Akdeniz diyetinin temeli olduğunu söyleyebiliriz. Beslenme yaklaşımlarıyla ilgili yapılan araştırmalar, bu diyetin aynı zamanda obezite, kanser, kalp ve diğer ana hastalık risklerini de azalttığını gösteriyor.  1940’larda, beslenme bilimcisi Ancel Keys, “Yedi Ülke Çalışmas...

Alkol ve Sigara Kanser Riskini Ne Kadar Etkiliyor ?

Yapılan araştırmalar sonucunda alkol ve sigaranın kanser riskini artırdığı defalarca ortaya çıktı. Alkolün bir kadehi bile kansere yakalanma riskinizi artırıyor. Bu tehlikeden kaçınmak için alkol ve sigaradan uzak durun. Uzmanlar, alkol kullanan ve sıklıkla sigara içen orta-ileri yaş erkeklerde görülen gırtlak kanserinin; ses kısıklığı, yutmada güçlük ile nefes darlığı gibi yakınmalarla kendini gösterebileceğini belirtti. Bu belirtilerden herhangi biri ortaya çıktığında vakit kaybetmeden mutlaka doktora başvurulmalı diyen uzmanlar, böylece hastalığın erken teşhis edilmesini sağlayarak tedavi şansının artırılabileceğini vurguladı. Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Köybaşıoğlu, ses kısıklığı ve gırtlak kanseri ilişkisi hakkında bilgi verdi. Sigara ve alkolün kanser riskini 10 kat artırdığını söyleyen Prof. Köybaşıoğlu, "Kanser oluşumunda bilinen en önemli etken sigaradır. Sigara kullananlarda kansere yakalanma riski, içmeyenlere göre 4-5 kat ...

Yemeğin yanında ekmek tercih edenler daha kolay kilo veriyor !

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, yemeğin yanında börek, pilav, makarna yerine ekmek tercih edenlerin daha kolay kilo verdiklerini söyledi.  Diyet yapan kişiler genellikle ekmek yemekten çekiniyor. Ancak  İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya’ya göre, son yıllarda yapılan birçok araştırma bu bilginin yanlış olduğunu gösteriyor. Ekmeği tamamen kesmenin en büyük diyet hatası olduğunu belirten Dr. Kaya,”Yemeğin yanında pilav, makarna, börek yerine ekmek tercih edenler daha iyi ve daha nitelikli kilo kaybı sağlıyor” diyor. Kilo kontrolü için beyaz ekmek yerine tam tahıllı, ruşeymli veya çavdarlı esmer ekmeklerin tercih edilmesini öneren Dr. Kaya, esmer ekmeğin yararları konusunda şunları söylüyor: Zayıflamaya çok yardımcıdır . Çiğnemesi beyaz ekmeğe göre daha zordur, çiğneme duygusunu tatmin edeceği için daha az yemeye neden olur. Esmer ekmek çiğneme sürecinde de leptin hormonu görevini tam yapar. Nöropeptid Y düzeyini azaltır. Bu yolla da iştahı baskılar. Posa bakım...