Ana içeriğe atla

Öne Çıkan Yayın

Tarçın – Bal Maskesi Nasıl Yapılır ? Faydaları Nelerdir ?

Günlük kullanıma uygun  bal ve tarçın  maskesinin hazırlaması ve uygulaması çok basit ve sonucu ise muhteşemdir. Mutfağınızda kullandığınız malzemelerden doğal ve etkili bir güzellik maskesi yapabilirsiniz. Tarçın ve bal  ... DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Göz altı morlukları neden oluşur ? Nasıl önlem alınmalıdır ?

Gözlerinin altı mor olan biriyle karşılaştığımızda ilk düşüncemiz kişinin yorgun ve uykusuz olabileceğidir. İşin aslı bu morlukların yorgunluk ve uykusuzluktan başka çeşitli nedenleri vardır. Göz altı derisindeki pigmentin artmasıyla göz altı bölgesinin kahverengiye dönüşmesi, bu bölgedeki derinin incelmesiyle burada bulunan kılcal damarların daha belirgin görünmesi, yaşlılığa bağlı olarak göz altı derisindeki gölgelenmelerin oluşmasıyla morluklar meydana gelebilir. Morlukları cerrahi tedavinin yanında bitkisel tedavi yöntemleri ile de düzeltmek mümkündür.

Göz altı morluğu açık tenli kişilerde daha sık görülen bir hastalıktır. Tersine koyu tenli kişilerde nadir rastlanır. İçe çökük göz yapısına yani çukur göz olarak da tabir edilen yapılarda kemik yapısından dolayı göz altlarında gölgeler oluşur. Bu tarz durumlarda bayanlar için göz altı kapatıcıları etkili bir çözüm olabilir.


Alınacak Önlemler :

1- Özellikle hassas bir cilde sahip iseniz güneşli günlerde cilt yapınıza uygun kremler kullanmalısınız.

2- Uzun saatler uykusuz kalmamaya dikkat etmeniz gerektiği gibi uyku düzenini de oturtmalısınız.
3- Meyve ve sebze içerikli beslenmeye özen göstermelisiniz. (havuç göz ve çevresine çok faydalıdır).
4- Zararlı ışık kaynalarına çıplak gözle bakılmamalı, ultraviyole olarak tabir edilen morötesi ışınlardan gözlerinizi korumalısınız.
5- Güneş gözlüğü kullanmanızı tavsiye ederiz. Yaz mevsiminde, özellikle öğlen saatlerinde güneş gözlüğü takmalısınız.
6- Teknolojik aletleri kullanırken gözünüzle olan mesafesini iyi ayarlamalısınız.
7- Baş ağrısının da göz morarmasına sebep olacağını unutmamalısınız.En azından bir ağrı kesici ilaçla her ikisinin de önüne geçmiş olursunuz.
Nasıl tedavi edilir ?

Morlukların oluşumunu engelleyecek hususların başında bol su tüketmek gelir. C vitamini alımını yükselterek yukarıdaki hususlarda da belirttiğimiz gibi bol bol meyve tüketmek şarttır. Çayı soğutup bir pamuk yardımıyla gözaltı çevresine uygulamanız morluklara iyi gelecektir. Ayrıca çayı buz şeklinde de kullanabilirsiniz. Sabah uyandığında buz kalıpları halindeki çayı göz altına uygulayabilirsiniz. Morlukların azalmasına ve şişleklere iyi gelecektir. Göz altı kremleri alırken özellikle C ve K vitamini bulunan kremleri tercih etmeye özen gösteriniz. Son olarak cerrahi yöntemlerle göz altı morluklarından kesinlikle kurtulabileceğinizi unutmayınız.

Yorumlar

  1. Genelde uykusuzluk gerçekten büyük çapta etkiliyor.

    YanıtlaSil
  2. Gözaltı morlukları genelde aşırı yorgunluk olduğunda daha fazla görünüyor. Bir de yaşla ilgisi var sanırım.

    YanıtlaSil
  3. Göz altlarım 2 senedir morarıyor hep göz doktoruna da gittim lakin bir sonuç alamadım.neden olabilir acaba?

    YanıtlaSil
  4. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi yorgunluk, uykusuzluk hatta ten renginiz ve yaşınızda etkenler arasında olabilir. Cerrahi tedaviyle morluklardan kurtulmanız mümkün

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yunan diyeti ile nasıl kilo verilir?

Ekmek, zeytinyağı ve şarapla kilo verdiren Yunan diyeti, son günlerin en popüler diyeti! Akdeniz diyetinden ayrılan özellikleriyle Yunan diyeti ünlülerin de tercihi. Yunan diyetinin nasıl yapıldığını "The Greek Diet" kitabının yazarları Maria Loi ve Sarah Toland anlatıyor. Yunan halkı Aristo ve Platon’dan beri üç ana besini; ekmek, zeytinyağı ve şarabı içeren geleneksel ve antik bir diyetle sağlıklı ve ince kalmayı başarıyor. Son günlerde popüler olan Yunan diyeti ile ilgili merak edilenleri ve nasıl işe yaradığını  The Greek Diet  kitabının yazarları Maria Loi ve Sarah Toland anlatıyor.  Yunan diyeti ile Akdeniz diyeti aynı şeyler mi?  Aslında geleneksel Yunan diyetinin, bildiğimiz Akdeniz diyetinin temeli olduğunu söyleyebiliriz. Beslenme yaklaşımlarıyla ilgili yapılan araştırmalar, bu diyetin aynı zamanda obezite, kanser, kalp ve diğer ana hastalık risklerini de azalttığını gösteriyor.  1940’larda, beslenme bilimcisi Ancel Keys, “Yedi Ülke Çalışmas...

Alkol ve Sigara Kanser Riskini Ne Kadar Etkiliyor ?

Yapılan araştırmalar sonucunda alkol ve sigaranın kanser riskini artırdığı defalarca ortaya çıktı. Alkolün bir kadehi bile kansere yakalanma riskinizi artırıyor. Bu tehlikeden kaçınmak için alkol ve sigaradan uzak durun. Uzmanlar, alkol kullanan ve sıklıkla sigara içen orta-ileri yaş erkeklerde görülen gırtlak kanserinin; ses kısıklığı, yutmada güçlük ile nefes darlığı gibi yakınmalarla kendini gösterebileceğini belirtti. Bu belirtilerden herhangi biri ortaya çıktığında vakit kaybetmeden mutlaka doktora başvurulmalı diyen uzmanlar, böylece hastalığın erken teşhis edilmesini sağlayarak tedavi şansının artırılabileceğini vurguladı. Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Köybaşıoğlu, ses kısıklığı ve gırtlak kanseri ilişkisi hakkında bilgi verdi. Sigara ve alkolün kanser riskini 10 kat artırdığını söyleyen Prof. Köybaşıoğlu, "Kanser oluşumunda bilinen en önemli etken sigaradır. Sigara kullananlarda kansere yakalanma riski, içmeyenlere göre 4-5 kat ...

Uzun süren ses kısıklığına dikkat !

Ses kısıklığı başta olmak üzere boğazda kitle hissi, kulağa vuran ağrı, yutma zorluğu, gırtlak kanserinin habercisi olabiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü'nden Prof. Dr. Ahmet Köybaşıoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, sıklıkla sigara içen, orta-ileri yaş erkeklerde görülen gırtlak kanserinin, ses kısıklığı, yutmada güçlük ve nefes darlığı gibi yakınmalarla kendini gösterdiğini belirterek, bu belirtilerden herhangi biri ortaya çıktığında vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulundu. Ses kısıklığı ve gırtlak kanseri arasındaki ilişki hakkında bilgi veren Köybaşıoğlu, sigara kullananlarda kansere yakalanma riskinin içmeyenlere göre 4-5 kat kadar daha fazla olduğuna dikkati çekti. Köybaşıoğlu, "Ayrıca tedavi sonrası sağ kalım oranları da sigara kullanan kişilerde kullanmayanlara oranla daha düşüktür" açıklamasında bulundu. Alkol kullanımının da ciddi bir risk faktörü olduğunun altını çizen Köybaşıoğlu, şunları kaydetti: ...