Ana içeriğe atla

Öne Çıkan Yayın

Tarçın – Bal Maskesi Nasıl Yapılır ? Faydaları Nelerdir ?

Günlük kullanıma uygun  bal ve tarçın  maskesinin hazırlaması ve uygulaması çok basit ve sonucu ise muhteşemdir. Mutfağınızda kullandığınız malzemelerden doğal ve etkili bir güzellik maskesi yapabilirsiniz. Tarçın ve bal  ... DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Obez olmamak için bezelye yiyin

Tate & Lyle tarafından gerçekleştirilen bir piyasa araştırmasına göre, geçen iki yıl içerisinde tüketicilerin %65’i sağlıklı beslenmeye daha fazla önem verdikleri sonucu ortaya çıktı. 

Baklagillerdeki besin öğeleri, sindirim sistemi ve kardiyovasküler sağlığa odaklanan ve ayrıca kilo kontrolü ve diyabeti de göz önünde bulunduran gıda ürünü formüllerine katkı sağlayabiliyor. ABD’de artık rutin şekilde “salgın” olarak tanımlanan yüksek obezite, diyabet ve kalp hastalıkları oranları nedeniyle baklagiller içeren gıda ürünleri eskisinden daha uygun ve daha pazarlanabilir bir özellik kazanmıştır.

GÜÇLÜ BESİN KAYNAĞI
Kuru bezelye en güçlü baklagiller arasındadır. Besinsel önemleri, bu bakliyat tanelerindeki protein ve enerji açısından gelişmekte olan medeniyetler için temel teşkil ettiği MÖ 10.000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Kuru bezelyede bulunan yüksek kaliteli protein, doğal diyet lifi ve faydalı nişastayı bugünün modern ortamında dahi yakalamak zordur. Kavrulmuş bezelye unu, bezelye proteini konsantreleri, bezelye lifi ve nişasta izolatları gibi bezelye türevleri günümüzde yeni bir pazarlama cazibesine sahip işlevsel gıda içerikleri olarak ortaya çıkmıştır. Baklagiller USDA(Amerikan Tarım Bakanlığı)’nın Gıda Kılavuzu Piramidinde iki kez yer almaktadır (hem protein hem de bitki kategorilerinde).
EK FAYDALARI OLAN LİF
Lifli gıdalar tüketicilerin dilek listelerinin başında yer almaktadır. Bu anlaşılabilir bir durumdur; USDA, yalnızca 5 Amerikalıdan 1’inin tavsiye edilen günlük lif miktarını tükettiğini ve birçok kişinin lif tüketiminin de tavsiye edilen seviyenin yarısının altında kaldığını bildirmektedir. Günümüz tüketicilerinin yaklaşık %50’sinin lifli gıdaların aslında lezzetli olduğunu ve düzgün beslenmenin de ötesine geçen faydalara sahip olduğunu düşünmeleri olumlu bir gelişmedir. Uluslararası Gıda Bilgilendirme Konseyi’nin 2008 yılında yaptığı ankette tüketicilerin %77’sinin proaktif bir şekilde ilave lif tüketmeye çalıştıkları ortaya çıkmıştır. Formülünüzde kullanacağınız bezelye tozunun 1/4 su bardağında 10 gramdan daha fazla doğal diyet lifi bulunduğu için bunu sağlamak çok daha kolaydır. Bilim jürisi imal edilmiş lif kaynaklarının risk/fayda oranını halen tartışmaya devam etmektedir. Ancak, tam gıdalardan elde edilen doğal lifleri takviye olarak kullanmak kesinlikle mantıksız değildir. Hem Amerikan Kalp Birliği hem de Amerikan Diyetetik Birliği, doğal diyet lif kaynaklarının sağlığı korumaya yönelik hayati rolünü vurgulamaya devam etmektedir.

DİYABET HASTALARI İÇİN BAKLAGİLLERİN ÖNEMİ
Lif konusunda konuşulanlara eşlik eden bir diğer konu da düşük “GE” gıdaların faydalarıdır. Kuru bezelye gibi bakliyatlar düşük bir glisemik endekse (GE) sahiptir, yani, kompleks ve yavaş sindirilen nişasta ve karbonhidrat öğünleri kan şekerindeki sert artışları önler. Kan şekerindeki artışlar yalnızca diyabet hastaları için sorun oluşturmaz, aynı zamanda diyabet sorunu olmayan kitle için de obeziteye neden olabilir ve ateroskleroz açısından daha fazla risk teşkil edebilir.

Yaklaşık 23,6 milyon insanda -ve 20 yaşın üstündeki her 10 Amerikalıdan en az 1’inde- diyabet bulunmaktadır. Bu durum, Amerikan Diyabet Birliğinin (ADA) “lif açısından zengin olan düşük glisemik endekse sahip gıdaların ve diğer hayati besin kaynaklarının [baklagiller gibi] tüketimi hem tüm toplum hem de diyabetliler için teşvik edilmelidir” şeklinde bir açıklama yapmasını zorunlu kılmıştır. Diyabetin önlenmesinin de ötesinde, yüksek glisemik endekse sahip beslenme düzenleri kalp hastalığı açısından bir diğer risk faktörü olan trigliserid oranlarındaki artışla da ilişkilendirilmektedir. Yakın zamanlarda elde edilen bilimsel veriler, yıllar boyunca uygulanacak düşük GE'ye sahip bir beslenme düzeninin koroner kalp hastalığı riskin önemli oranda azalttığını göstermiştir.

PROTEİN İÇİN BEZELYE
Tahıl tanelerindeki protein miktarının iki katına sahip olan kuru bezelyenin 1/4 su bardağında şaşırtıcı şekilde 8 gram yüksek kaliteli, düşük yağlı ve tamamen bitkisel protein bulunuyor. Lisin açısından da zengin olan kuru bezelye ve bezelye unu, tahıl tanesindeki proteinleri tamamlayan bir amino asit dengesine sahip. Bu bakliyatın protein miktarı ve kalitesi bunun dünya genelindeki açlıkla mücadele programlarında hatırı sayılır bir ürün olmasını sağlamaktadır. Bu durum ayrıca, bezelye ununu ve bezelye proteini izolatlarını günümüzde talep edilen protein açısından zenginleştirilmiş unlu ürün ve atıştırmalıklarda kullanıma son derece uygun kılmaktadır.

Bezelye hem folat hem de çinko açısından doğal bir kaynaktır. Bir su bardağında yaklaşık 125 mcg folat bulunan bu bakliyat bu sayede tavsiye edilen günlük folat miktarının %37’sini karşılamaktadır. Folat zenginleştirmesi doğum kusurlarının önlenmesindeki önemli rolü nedeniyle artık ABD’de ekmek dahil olmak üzere birçok unlu ürün için bir zorunluluk haline getirilmiştir. Şimdi, yeni bir araştırmanın sonucu folat tüketiminin astım ve alerji sorunlarını azaltabileceğini göstermektedir. Büyüyen işlevsel gıda piyasasından faydalanmak isteyen günümüz gıda tasarımcıları, çinko açısından zenginleştirilmiş ürünlere daha sıcak bakıyorlar. Bilimsel veriler çinkonun hastalığa direnç ve bağışıklık konusundaki önemli rolünü vurgulamaya devam ediyor. Kuru bezelye unu gibi bakliyatlar hem folat hem de çinko zenginleştirmesi açısından “doğal" bir seçenek teşkil ediyorlar.
Kaynak : http://diyetvekilo.blogspot.com.tr/2012/09/obez-olmamak-icin-bezelye-yiyin.html

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yunan diyeti ile nasıl kilo verilir?

Ekmek, zeytinyağı ve şarapla kilo verdiren Yunan diyeti, son günlerin en popüler diyeti! Akdeniz diyetinden ayrılan özellikleriyle Yunan diyeti ünlülerin de tercihi. Yunan diyetinin nasıl yapıldığını "The Greek Diet" kitabının yazarları Maria Loi ve Sarah Toland anlatıyor. Yunan halkı Aristo ve Platon’dan beri üç ana besini; ekmek, zeytinyağı ve şarabı içeren geleneksel ve antik bir diyetle sağlıklı ve ince kalmayı başarıyor. Son günlerde popüler olan Yunan diyeti ile ilgili merak edilenleri ve nasıl işe yaradığını  The Greek Diet  kitabının yazarları Maria Loi ve Sarah Toland anlatıyor.  Yunan diyeti ile Akdeniz diyeti aynı şeyler mi?  Aslında geleneksel Yunan diyetinin, bildiğimiz Akdeniz diyetinin temeli olduğunu söyleyebiliriz. Beslenme yaklaşımlarıyla ilgili yapılan araştırmalar, bu diyetin aynı zamanda obezite, kanser, kalp ve diğer ana hastalık risklerini de azalttığını gösteriyor.  1940’larda, beslenme bilimcisi Ancel Keys, “Yedi Ülke Çalışmas...

Alkol ve Sigara Kanser Riskini Ne Kadar Etkiliyor ?

Yapılan araştırmalar sonucunda alkol ve sigaranın kanser riskini artırdığı defalarca ortaya çıktı. Alkolün bir kadehi bile kansere yakalanma riskinizi artırıyor. Bu tehlikeden kaçınmak için alkol ve sigaradan uzak durun. Uzmanlar, alkol kullanan ve sıklıkla sigara içen orta-ileri yaş erkeklerde görülen gırtlak kanserinin; ses kısıklığı, yutmada güçlük ile nefes darlığı gibi yakınmalarla kendini gösterebileceğini belirtti. Bu belirtilerden herhangi biri ortaya çıktığında vakit kaybetmeden mutlaka doktora başvurulmalı diyen uzmanlar, böylece hastalığın erken teşhis edilmesini sağlayarak tedavi şansının artırılabileceğini vurguladı. Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Köybaşıoğlu, ses kısıklığı ve gırtlak kanseri ilişkisi hakkında bilgi verdi. Sigara ve alkolün kanser riskini 10 kat artırdığını söyleyen Prof. Köybaşıoğlu, "Kanser oluşumunda bilinen en önemli etken sigaradır. Sigara kullananlarda kansere yakalanma riski, içmeyenlere göre 4-5 kat ...

Yemeğin yanında ekmek tercih edenler daha kolay kilo veriyor !

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, yemeğin yanında börek, pilav, makarna yerine ekmek tercih edenlerin daha kolay kilo verdiklerini söyledi.  Diyet yapan kişiler genellikle ekmek yemekten çekiniyor. Ancak  İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya’ya göre, son yıllarda yapılan birçok araştırma bu bilginin yanlış olduğunu gösteriyor. Ekmeği tamamen kesmenin en büyük diyet hatası olduğunu belirten Dr. Kaya,”Yemeğin yanında pilav, makarna, börek yerine ekmek tercih edenler daha iyi ve daha nitelikli kilo kaybı sağlıyor” diyor. Kilo kontrolü için beyaz ekmek yerine tam tahıllı, ruşeymli veya çavdarlı esmer ekmeklerin tercih edilmesini öneren Dr. Kaya, esmer ekmeğin yararları konusunda şunları söylüyor: Zayıflamaya çok yardımcıdır . Çiğnemesi beyaz ekmeğe göre daha zordur, çiğneme duygusunu tatmin edeceği için daha az yemeye neden olur. Esmer ekmek çiğneme sürecinde de leptin hormonu görevini tam yapar. Nöropeptid Y düzeyini azaltır. Bu yolla da iştahı baskılar. Posa bakım...